Gastronominin tarih ile buluştuğu noktalar: Gastronomi Müzeleri

Gastronomi son yıllarda turizm sektörünün adeta parlayan bir yıldızı. Eğitim ve medya gibi birçok dalda gelişim gösteren gastronomi, kendi içerisinde farklı alanlara ayrılıyor. Bu alanlardan bir tanesi de, bugün alternatif bir turizm şekli olarak karşımıza çıkan gastronomi müzeleri. Yerli ve yabancı birçok turisti ağırlayan gastronomi müzelerinde; bitkilerden şaraba, mutfak kültüründen çikolataya, zeytinyağından aromatik bitkilere kadar birçok gastro-kültür unsurunu görmek mümkün. Biz de bu keyifli yolculukta dünyanın farklı ülkelerinden önemli gastronomi müzelerini tek bir başlıkta topladık.

Chuck Williams Mutfak Sanatları Müzesi

Chuck Williams Mutfak Sanatları Müzesi, Chuck Williams’ın yaşamı boyunca topladığı mutfak eşyalarının kapsamlı bir görüntüsünü barındıran ve mutfak meraklılarının, Amerikan mutfak mirasının tarihini ve geleneklerini öğrenmesi için harika bir yer. Müze koleksiyonu dünyanın dört bir yanından gelen mutfak sanatlarının zengin bir mirasını temsil ediyor ve 18. ve 19. yüzyıldan kalma hazineleri içeriyor. Yaklaşık 4 bin eser arasında 1890’ların Fransa’sından bakır tencere, seramik ve metal çikolata ve dondurma kalıpları ve Avrupa ve erken Amerikan pişirme ve pasta ekipmanlarına ek olarak ekmek pişirme ve mutfak aletleri, özel pişirme kapları, sofra takımları, büyük ve küçük ev aletleri ve yemek kitapları bulunuyor.

Fas Mutfak Sanatları Müzesi

8 Kasım 2019’da açılan Marakeş’in son kültürel projesi olan Fas Mutfak Sanatları Müzesi, Medine’nin Mellah semtinde, görülmesi gereken Bahia Sarayı’nın yakınında yer alıyor. 19. yüzyıldan kalma muhteşem bir sarayda inşa edilen müze, maddi olmayan bir mirası korumak ve teşvik etmek amacıyla açıldı. Fas gastronomisinin sırlarını keşfedebileceğiniz Fas Mutfak Sanatları Müzesi, çok çeşitli geleneksel Fas yemeklerini sergiliyor. Bunlara efsanevi kuskus, pastilla, çeşitli tagine yemekleri, pişmiş Fas salataları, bissara ve Endülüs’ten gelen ve Ramazan ayında kahvaltıda yaygın olarak kullanılan ikonik harira çorbası da dahil. Fas Mutfak Sanatları Müzesi, her yemeğin ve lezzetin arkasındaki tarihi ve hikayeyi anlatmayı amaçlıyor.

Escoffier Mutfak Sanatları Müzesi

Villeneuve-Loubet’te doğan şef, restorancı ve yemek yazarı Auguste Escoffier, “aşçıların kralı ve kralların aşçısı”, Fransız mutfağına uluslararası tanınırlık getiriyor. Mutfak Sanatları Müzesi, Auguste Escoffier’in 1966 yılında doğduğu evinde hayata geçiriliyor. Ziyaretçiler; kavurma şişlerini, braiser’ler, kek ve çikolata kalıplarını, şeker kreasyonlarını, çikolata heykellerini, giyimli masaları ve bin 500 adet eski ve modern menü koleksiyonunu hayranlıkla izleme şansı elde ediyor. Escoffier’in 1846’da doğduğu ev, 2 Mayıs 2016’da müze olarak 50. yıldönümünü kutladı. Fransa’daki mutfak sanatlarına adanmış tek müze olan Escoffier Mutfak Sanatları Müzesi, yakın zamanda yenilenmiş Fransız mutfağı ve elbette Escoffier’in hayatı ve eserleri ile ilgili çeşitli tarihi eserleri bünyesinde barındırıyor.

Alimentarium Yemek Müzesi

Cenevre Gölü kıyısında yer alan Alimentarium Yemek Müzesi; insan, gıda ve beslenmesinin çeşitli yönlerini tarihsel, bilimsel ve kültürel açıdan araştırıyor. Alimentarium, her yaştan ziyaretçiyi tarih ve duygularla dolu ziyaret ile nasıl yediğimize yakından bakmaya davet ediyor. Alimentarium; gıda maddelerine, üretim yöntemlerine, kültüre ve gıda ile ilgili beslenmeye ve insan sindirim sisteminin işlevine yönelik üç yeni sergi alanı aracılığıyla keşif, deney ve bilgi geliştirmeyi eğitici, etkileşimli bir yolculukla sunuyor. Uygulama ve test etme, yemeğin kendine özgü bir parçası olduğu için müze çok sayıda günlük aşçılık atölyesi de sunuyor. Ziyaretçiler bu uygulamalarda yerel veya uluslararası yemekler yapıp aynı zamanda tadabiliyor. Müze sergi alanları, restoran ve atölyeler tamamen yenilenmekle kalmayıp, Alimentarium artık dijital platformuyla bilgi tabanına da erişim sağlıyor. Müze, hem amatörlere hem de profesyonellere, çocuklara benzersiz dijital içerik sunarak gıda ve beslenme konusunda referans olmayı hedefliyor.

Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Gaziantep hepimizin bildiği üzere gastronomi kültürü ile dünyaya nam salmış şehirlerimizden birisi. Ülkemizin ender mutfak kültürüne sahip olan Gaziantep’te bu mutfak kültürünü yansıtmak amacıyla 2008 yılında Emine Göğüş Mutfak Müzesi hayata geçiriliyor. Eski Turizm ve Tanıtma Bakanı Ali İhsan Göğüş’ün 2005 yılında Gaziantep Belediyesi’ne tahsis ettiği Göğüş Konağı’na kurulan müze, Gaziantep ilinin geleneksel mutfak kültürünü yansıtıyor. Gaziantep mutfağında yemek yapımında kullanılan mutfak araç ve gereçleri müzede yer alıyor. Gaziantep mutfağının yöresel damak lezzetinin diğer tüm mutfaklar arasında ayrı bir konuma sahip olduğunu ön plana çıkaran müzede, Gaziantep’in yöresel mutfak kültürü, mutfak ve sofra araç-gereçleri, misafir ağırlama, sahre (piknik) geleneği, özel gün yemekleri hakkında ziyaretçilere bilgiler veriliyor.

Choco Story

Belçika, Bruges’da yer alan çikolata müzesi Choco Story, Aztekler’den günümüze kadar kakao ve çikolatanın hikâyesini anlatarak ziyaretçilerine lezzetli bir tarih sergisi sunuyor. Kakao, çikolata ve çikolata yapımına dair bütün ekipmanların sergilendiği müzede, ziyaretçiler eğitici sunumlarla birlikte canlı çikolata yapımı gösterilerinin de keyfini çıkarabilirler.

Dondurma Müzesi

Kadifemsi İtalyan dondurmasının evrimini İtalya, Bolonya’da sergileyen Gelato Müzesi, İtalyan dondurmasına ait derin bir bilgi kaynağına sahip. Geçmişten günümüze gelen orijinal dondurma yapım aletleri, aksesuarları ve makineleri ziyaretçilerini dondurma tarihinde bir yolculuğa çıkararak geniş bir koleksiyon sunuyor. Dikkat çekici görseller ve sunumlarla dondurma ve tarihi konusunda bilgilendirmeyi de hedefleyen Gelato Museum’un ziyaretçilerinin en çok ilgisini çektiği kısım, farklı çeşitler ve formlarda dondurma ve tatlı deneyimlendiği tadım alanı.

Ekmek Kültürü Müzesi

1955 yılında Almanya’da kurulan Ekmek Kültürü Müzesi, ekmek ve ekmek kültürüne dair büyük bir koleksiyonun birleştiği bir destinasyon. Müze, ekmek yapım malzemeleri ve objelerine ek olarak resimler ve heykeller gibi pek çok sanat çalışmalarına 16 bin parçalık geniş ve etkileyici bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Sanat eserleri içerisinde Picasso, Rembrandt ve Salvador Dali gibi büyük ressamların eserleri de yer alıyor.