Amerikan mutfağının filozof şefi: Dan Barber

Dan Barber, yaratıcılığı ile Amerika’nın önde gelen filozof şeflerinden biri oluyor. Stone Barns’ta bulunan restoranı Blue Hill’in sahibi olan Barber’in damak lezzeti oldukça gelişmiş durumda. Değişikliği her zaman kendine misyon edinen dünyaca ünlü şef, sadece gıda bazlı hizmeti ile değil aynı zamanda Amerika çiftliklerindeki yeme şeklini de değiştirmenin peşinde.

 

Dan Barber 2009 yılında Time Magazine tarafından dünyanın en etkili 100 kişisi arasında gösterilirken; aynı yıl ülkenin en seçkin şefi seçiliyor. Ödüllü şef Dan Barber, ‘The Third Plate’ kitabında, devrim niteliğinde yeni bir yeme şekli sunuyor ve farm-to-table’ın ötesine geçiyor. On yıldan uzun süredir tüm zamanını dünya çapında tekil lezzet ve tarım topluluklarını araştırarak geçiren Barber, nihayet Amerikan mutfağında radikal bir dönüşüm oluşturmayı başarıyor.

Restoranı Blue Hill’in tadım menüsü için malzemeler geliştiriyor

Başarılı şef, endüstriyel tarım sistemini uzun zamandır eleştirmekle beraber sadece çiftçiler ile değil aynı zamanda ülke genelinde tohum ve buğday yetiştiricileri ile bu konular üzerinde çalışmalar yapıyor. Dünyaca ünlü şef son yıllarda ise daha çok restoranının tadım menüsü için malzemeler geliştirmeye odaklanıyor. Öncü şef, dönemin ABD Başkanı Barack Obama tarafından Fiziksel Fitness Konseyinde; spor ve beslenme, yemek deneyimi ve eğitimi ile ilgili görevlerde yer alıyor.

Yedi yeni sebze çeşidi üretiyor

Barber’in tohumlara duyduğu ilgi 10 yıl önce bir balkabağı yetiştiricisi olan Michael Mazourek ile yaptığı görüşmeden sonra ortaya çıkıyor. Yaratıcı şef, daha sonra bu ilgisini Stone Barns’taki restoranı Blue Hill’de kurduğu sebze yetiştirme merkezi ROW 7 ile bir adım ileriye taşıyor. Barber; bir grup şef, çiftçiler ve genetikçilerle beraber tohum genetiği üzerinde deneyler yapıyor ve mevcut olan her üründen daha iyi lezzet ve üretkenlik sunmayı vaat ederek, yedi yeni sebze çeşidi üretiyor.

Blue Hill seksen dönümlük organik tarım arazisinde yer alıyor

Dan Barber’in en ünlü yemeği havuç bifteği oluyor. Blue Hill adeta Barber’in felsefesi için bir tür eğitim kurumu olma özelliği taşıyor. Restoran, biberden çavdara kadar her şeyin yeni varyetelerini yetiştirmek üzere seksen dönümlük organik tarım arazisinde yer alıyor. Hiçbir şeyi boşa harcamayan bir akılla yoluna devam ediyor.